Kendini Yetersiz Görme Döngüsü: Öğrenmeyi ve Beceri Gelişimini Neden Baltalıyor?
Kendini yetersiz görme döngüsü, öğrenmenin yakıtı olan soru sorma, deneme ve geri bildirim alma davranışlarını zayıflatır. Bu yazı; döngünün nasıl başladığını, neden gelişimi yavaşlattığını ve eğitim tasarımında 5 pratik hamleyle nasıl yönetilebileceğini anlatıyor.
Yeni bir beceri öğrenirken bazen garip bir şey olur: Dışarıdan bakınca her şey yolunda görünür; siz ise içinizden “Ben bu işi beceremiyorum galiba” dersiniz. Hatta bazen daha da ileri gider: “Burada olmam bir hata olabilir… birazdan anlaşılacak.”
Biz buna kendini yetersiz görme döngüsü diyelim. Çünkü mesele tek bir duygu değil; bir kere başlayınca öğrenmeyi yavaşlatan bir davranış zinciri.
Bu yazıda iyi haberle başlayalım: Bu döngü çok yaygın. Ve doğru tasarımla hem birey hem kurum tarafında yönetilebilir.
Döngü nasıl başlıyor?
Genelde tetikleyici aynı: Yeni bir şey öğrenmek.
Yeni bir sistem, yeni bir rol, yeni bir sunum biçimi, yeni bir liderlik becerisi…
Zihin şunu sever: “Bildiklerimle güvendeyim.”
Yeni olan ise doğal olarak rahatsız eder.
Bu rahatsızlık bazen şu düşüncelere dönüşür:
-
“Herkes benden daha hızlı anlıyor.”
-
“Soru sorarsam kötü görünürüm.”
-
“Hata yaparsam güven kaybederim.”
Ve işte döngü burada başlar.
Döngünün asıl zararı: Öğrenmenin yakıtını kesmesi
Öğrenmeyi büyüten üç şey vardır: soru sormak, denemek, geri bildirim almak.
Kendini yetersiz görme döngüsü ise tam tersini yaptırır:
-
Soru sormayı erteleriz (çünkü “anlaşılmak” istemeyiz)
-
Denemeyi azaltırız (çünkü hata riskini büyütürüz)
-
Geri bildirimi kişisel algılarız (çünkü “yetersizliğim kanıtlandı” gibi hissederiz)
Sonuçta pratik azalır. Pratik azaldıkça gelişim yavaşlar.
Gelişim yavaşladıkça “bak, yapamıyorum” duygusu güçlenir.
Yani döngü kendini besler.
“Bu duyguyu yok edelim” değil; “öğrenme tasarımını güvenli kılalım”
Kurumlarda en etkili yaklaşım şu:
İnsanı “cesaretlendirerek” tek başına bırakmak yerine, öğrenme ortamını güvenli hale getirmek.
Bunu 5 pratik hamleyle yapabilirsiniz:
1) Başta şunu normalleştirin: “Zorlanmak öğrenmenin parçası”
Eğitim açılışında tek bir cümle bile fark yaratır:
“Bu içerikte bazı yerlerde zorlanmanız normal. Çünkü yeni bir beceri geliştiriyoruz.”
Bu cümle, “zorlandım = ben yetersizim” düşüncesini kırar.
2) Büyük hedefi küçültün: “Bugün sadece şu adımı yapacağız”
Kendini yetersiz görme döngüsü, hedef büyüdükçe büyür.
Bu yüzden eğitimde ilerleme “modül modül” değil, adım adım görünür olmalı.
Örnek:
-
“Mükemmel geri bildirim” değil
-
“Bir geri bildirim cümlesi kurma”
Küçük başarı, döngünün panzehiridir.
3) Soru sormayı ‘risk’ olmaktan çıkarın
Birçok ekipte soru sormak görünmez bir sınav gibidir.
Bunu kırmak için iki yöntem çok işe yarar:
-
“Anonim soru kutusu” (özellikle kalabalık gruplarda)
-
“Soru örnekleri” (eğitmen önce kendi sorar: “Bu noktada akla şu gelir…”)
Soru sormak normalleşince öğrenme hızlanır.
4) Pratiği güvenli hale getirin: Önce simülasyon, sonra gerçek hayat
Davranış becerileri (liderlik, müşteri konuşması, satış itirazı) izleyerek gelişmez.
Ama insanlar gerçek hayatta hata yapmaktan çekinir.
Çözüm: önce senaryo ve rol canlandırma ile prova.
“Burada hata yapabilirsiniz, zaten onun için buradayız” mesajı net olmalı.
5) Geri bildirimi “yargı” değil “yol haritası” yapın
Geri bildirim dili döngüyü ya büyütür ya küçültür.
Kısa şablon:
-
“Şu kısım güçlüydü”
-
“Şurada şu alternatifi deneyebilirsin”
-
“Bir sonraki pratikte hedefimiz bu”
İnsan kendini “değerlendirilen” değil “geliştirilen” hisseder.
Peki bunu ölçebilir miyiz?
Evet — hatta ölçmek döngüyü azaltır. Çünkü ilerlemeyi görünür kılar.
Burada işe yarayan şey uzun sınavlar değil; küçük gelişim göstergeleri.
Örneğin tested.com.tr’de kısa mini testlerle:
-
Karar anı soruları
-
Kısa senaryo seçimleri
-
2 hafta arayla tekrar ölçüm
yaparak “gelişim var mı?” sorusunu netleştirebilirsiniz.
İlerlemeyi gören kişi, “yapamıyorum” yerine “gelişiyorum” demeye başlar.
EdTech Türkiye notu
Kendini yetersiz görme döngüsü genelde sessiz ilerler. İnsan bunu dile getirmeyebilir.
Ama öğrenmenin hızını aniden düşürür.
Bu döngüyü kırmanın yolu “daha çok motivasyon” değil;
daha güvenli pratik, daha küçük adımlar ve daha insani geri bildirim.