Kurumlarda Araç Yorgunluğu: Çok Platform mu, Birleşik Ekosistem mi?

LMS, video, sınav ve raporlama araçlarının dağınıklığı kurumlarda “araç yorgunluğu” yaratıyor. Bu yazı; tek platform yerine birleşik ekosistem yaklaşımını, tek giriş–tek katalog–tek ölçüm dili olarak 3 seviyede anlatıyor ve yeni araç seçimi için 8 soruluk pratik kontrol listesi sunuyor.

Kurumlarda Araç Yorgunluğu: Çok Platform mu, Birleşik Ekosistem mi?

Birçok kurumda eğitim tarafında manzara benzer:
LMS ayrı, video platformu ayrı, sınav aracı ayrı, raporlama ayrı… Üstüne bir de içerik kütüphanesi, toplantı notları, iç iletişim kanalı.

Sonuç?

Katılımcı “nereden gireceğim?” derken yoruluyor, eğitim ekibi “hangi sistem doğru söylüyor?” diye uğraşıyor,
yönetici ise “tamam da bunun etkisi ne?” sorusuna net yanıt alamıyor.

Buna biz basitçe araç yorgunluğu diyoruz. Sorun araçların kötü olması değil; dağınık bir deneyim oluşturması.

Araç yorgunluğu neden bu kadar büyüyor?

Çünkü öğrenme artık tek bir yerde yaşanmıyor.
Eğitim; video, görev, ölçüm, koçluk, pekiştirme, içerik arama… hepsi farklı yerlere dağılınca, öğrenen de ekip de “işe” değil “platforma” enerji harcıyor.

Araç kalabalığının sahada en sık ürettiği 3 sorun var:

1) Kullanıcı yorgunluğu (katılımcı tarafı)

  • Şifre unutma, link kaybetme

  • Farklı arayüzlerde kaybolma

  • “Bunu nerede yapacaktım?” hissi

Bu noktada problem motivasyon değil, sürtünme.

2) Veri dağınıklığı (ölçüm tarafı)

  • Tamamlama LMS’de

  • İzlenme video platformunda

  • Sınav puanı başka yerde

  • Geri bildirim formda

Sonra rapor istenince excel savaşları başlıyor.
Ve en kötüsü: veriler ayrı olduğu için öğrenme yolculuğunu göremiyoruz.

3) Operasyon yükü (ekip tarafı)

Eğitim ekibi bir yandan içerik üretirken bir yandan:

  • Erişim veriyor

  • Kullanıcı sorunlarını çözüyor

  • Sistemler arası takip yapıyor

  • Raporları manuel toparlıyor

Bu da “ekibin kapasitesi var ama enerjisi yok” noktasına getiriyor.

Peki çözüm ne: “Tek platform” mu, “birleşik ekosistem” mi?

Burada kritik ayrımı netleştirelim:

  • Tek platform: Her şeyi tek bir ürünün içinde yapmaya çalışma

  • Birleşik ekosistem: Farklı araçlar olabilir ama kullanıcı ve veri açısından “tek yer” gibi çalışması

EdTech Türkiye yaklaşımıyla söylersek: Amaç platform sayısını azaltmak değil; deneyimi ve ölçümü sadeleştirmek.

“Tek yerden yönetim” 3 seviyede kurulur

Birleşik ekosistemi soyut anlatmayalım; 3 net seviye var:

Seviye 1 — Tek giriş (SSO)

Kullanıcı bir kez giriş yapar.
Şifre, davetiye, link karmaşası azalır.

Seviye 2 — Tek katalog / tek arama

Katılımcı “içerik nerede?” diye düşünmez.
Aradığı şeye tek noktadan ulaşır: video, doküman, mikro eğitim, görev…

Bu özellikle kurum içi bilgi bankaları olan yapılarda altın değerinde.

Seviye 3 — Tek ölçüm dili

Asıl oyun burada başlar: Farklı sistemlerden gelen veriler tek bir “ölçüm dili” ile birleşir.

Sadece “tamamlandı” değil:

  • Hangi senaryoda zorlandık?

  • Hangi ekipte riskli seçim arttı?

  • Pekiştirme sonrası karar kalitesi yükseldi mi?

Yani rapor sadece “kim izledi?” değil; “ne değişti?” sorusuna yaklaşır.

Yeni bir araç almadan önce: 8 soruluk mini kontrol listesi

Bu listeyi ekip içi karar toplantısına direkt koyabilirsiniz:

  1. Bu araç hangi problemi çözüyor, hangisini büyütüyor?

  2. Tek giriş (SSO) var mı?

  3. Kullanıcı yönetimi rol bazlı mı?

  4. İçerik arama / katalog deneyimi nasıl?

  5. Veri dışarı çıkabiliyor mu? (rapor/entegrasyon)

  6. LMS ile nasıl konuşuyor? (entegrasyon maliyeti nedir?)

  7. Ölçüm hedefimiz ne: tamamlanma mı, kanıt mı?

  8. 6 ay sonra bu araç “ek yük” mü olacak, “sadelik” mi getirecek?

EdTech Türkiye notu

Kurumlarda eğitim teknolojileri yatırımı çoğu zaman “daha fazla araç” diye başlıyor.
Ama etki, genelde “daha az sürtünme” ile geliyor.

Eğer katılımcı yolda kalmıyorsa, ekip excel’le boğuşmuyorsa, yönetici “ne değişti?”yi görüyorsa… işte o zaman teknoloji gerçekten eğitimle buluşmuş oluyor.