E-Öğrenme Sektörünün Hayatımıza Etkisi

E-Öğrenme sektörü son birkaç yılda inanılmaz hızlı büyüme kaydetti. Bu yazıda, e-öğrenmenin yıllar içinde geçirdiği evrimden ve hayatımıza nasıl etki ettiğinden bahsedeceğiz.

E-Öğrenme Sektörünün Hayatımıza Etkisi

E-Öğrenme Sektörü

E-öğrenme sektörü son birkaç yılda inanılmaz hızlı büyüme kaydetti. Slayt gösterilerinden AR teknolojisine kadar tüm teknolojik imkanlar da fazlasıyla gelişme gösterdi. Bir Statista raporu, şu anda piyasada 3,8 milyardan fazla akıllı telefon kullanıcısının bulunduğunu belirtmektedir. Bu kadar çok kullanıcı olması nedeniyle birçok geliştirici, öğrenmek, seyahat etmek ve hatta yemek yemek ve hemen hemen her şey için mobil uygulamalar aracılığıyla hizmet sunmaya başlamıştır.

Çevrimiçi öğrenme kültürü, 1990 yılında Duke Üniversitesi ve Cornell Üniversitesi'nin çevrimiçi sertifika programları başlatmasıyla hayatımıza girdi. Günümüzde ise dünya çapında çevrimiçi eğitimlere kayıtla milyonlarca kullanıcı bulunuyor.

E-Öğrenme Sektör İstatistikleri

E-öğrenme sektörünün hayatımız üzerindeki gerçek etkisini anlamak için istatistiklerden yardım alabiliriz. Bazı önemli araştırmalara bir göz atalım:

  1. GlobalNewswire tarafından hazırlanan bir raporda, e-öğrenme sektörünün 2025 yılına kadar 305,3 milyar dolar değere ulaşması beklendiği belirtiliyor.
  2. Fortune Business Insights'a göre ise, sadece küresel LMS (Öğrenme Yönetim Sistemi) pazarının 2027 yılına kadar 38,10 milyar dolar değere ulaşması bekleniyor.

E-Öğrenme Sektörünün Hayatımızdaki Önemli Rolleri

E-öğrenme sektörü hızla büyüyor, büyürken bir yandan da teknolojik olarak gelişiyor. Örneğin AR ve VR'ı ele alalım. Artık tıp, mühendislik ve mimarlık gibi alanlardaki öğrenciler AR ve VR ile eğitim alıyor. Bu eğitim sadece daha iyi bir öğrenme deneyimi ile sonuçlanmakla kalmıyor, aynı zamanda öğrenmeyi eğlenceli ve ilginç hale getiriyor.

Şimdi de e-öğrenme sektörünün avantajlarına bir göz atalım:

1. Daha Erişilebilir Öğrenme

Günümüzde e-öğrenmenin yardımıyla öğrenme kaynaklarına her zaman ve her yerde erişilebiliyor. E-öğrenme aynı zamanda eğitimi fiziksel sınıf oluşturmanın mümkün olmadığı uzak yerlere de götürüyor.

2. Daha Ucuz Eğitim

İnternet sayesinde, çoğu şeyi öğrenmenin ücretsiz olmasının yanı sıra özel okullar kadar astronomik olmayan, daha makul fiyatlarla eğitim almak mümkün hale geliyor. Khan Academy ve Udemy uzun süredir e-öğrenme sunan platformlara örnek gösterilebilir. E-öğrenme platformlarının bir başka iyi yanı ise kapsadığı müfredatların farklı ülkelerden insanlar için uygun olmasıdır.

E-öğrenme defter, kitap, kalem gibi gereçlerin önemini de azaltmaktadır. Bu sayede kullanıcılar önemli masraflardan kaçınır ve ağır çantalar taşıma zahmetine girmeden istediğini öğrenebilmektedir.

3. Kişiselleştirilmiş Öğrenme Yardımları

Birçok e-öğrenme uygulaması, kullanıcıların performansını takip etmek için AI kullanıyor. AI kullanıcılara yararlı ipuçlarıyla birlikte kişiselleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunuyor. Embibe gibi AI tabanlı öğrenme asistanlarının kendi web siteleri de bulunuyor. Portalde, tercih ettiğiniz eğitimi seçip bilginizi periyodik olarak test edebiliyorsunuz. Her test sonucunda güçlü ve zayıf yönlerinizi görebileceğiniz kişiselleştirilmiş grafiklerinizi görüntüleyebiliyorsunuz.

4. Öğretmenler için Bir Kazanç Platformu

Kısa süre öncesine kadar öğretmenler sadece okullara ya da dershanelere bağlıydı. Ancak e-öğrenme ile sınıf öğrenimi arasındaki en büyük farklardan bir diğeri belirli bir konu hakkında iyi bilgiye sahip olan herkesin artık para kazanma şansına sahip olmasıdır. Bu platformlara kaydolmak ve öğretmen olmak, yeni mezunlar için bile mümkündür.

5. Çalışanlar için Becerilerini Geliştirme Fırsatı

Birçok çalışan kariyer basamaklarını tırmanabilmek için beceri geliştirme eğitimlerine kaydoluyor. Udemy gibi platformlar, insanların becerilerini geliştirmeleri için Python ve Java’dan ekonomiye kadar çok farklı alanlarda beceri tabanlı eğitimler sunuyor.

6. Eğlenceli Öğrenme

Yukarıda belirtildiği gibi, AR ve VR teknolojileri tıp öğrencilerine ders vermede kullanılıyor. Son zamanlarda birçok okul da öğrencilerini uzay, bilim, teknoloji gibi konularda eğitmek için AR ve VR teknolojilerini benimsemeye başladı. Mevcut AR teknolojisi, gerçek nesneleri tespit etmek ve AR öğelerini bu nesnelere entegre etmek için yeterince gelişmiş durumda. AR’a göre biraz daha maliyetli olsa da VR teknolojisi öğrencileri gerçek dünyaya çok daha yakınlaştırıyor.

Son Sözler

E-öğrenmenin geleceği parlak olmasına karşın henüz tam potansiyeline ulaşmadı bile. İnternetin hala pahalı olduğu birçok ülke var. Bu nedenle e-öğrenme sektörü için tüm kullanıcılara ulaşmak henüz çok zor görünüyor. Bununla birlikte, herkes için daha ucuz internet sağlandığında ve daha fazla kullanıcı akıllı telefonları kullanmaya başladığında e-öğrenme sektörü de yeni bir döneme girecektir.